Ağlıyorum…

111111

Ağlıyorum… kaç dakikadır bilmiyorum, gözlerimden akan yaşlar dinmiyor… içimden hıçkıra hıçkıra ağlamak geliyor. Sanki içimde göz yaşları birikmiş, göl olmuş… nereye sığmış bu kadar göz yaşı? Nerde, nasıl saklamışım onları bu güne kadar…? bilmiyorum… sesli ağlayabilsem yağan sağanak yağışın getirdiği suya dayanamayan baraj duvarı gibi çatlayacak, yıkılacak içimdeki duvarlar… hepsi birden boşalacak biliyorum… yapamıyorum… sessizce akıyor gözyaşlarım… o sakın duymasın, görmesin ağladığımı… yavrum, kuzum… karşımda o kadar masum uyuyor ki… beni böyle görse kim bilir ne kadar üzülür…

Bu ağlama başka bir ağlama… 5 senedir öyle bir acıya alıştım ki akmadı göz yaşlarım, ağlayamadım… bunca zaman akmayan yaşlar ruhumun bir yerlerinde sıkışmış, serbest kalacakları günü beklemişler sanki… onlar aktıkça hafifliyorum… hafifledikçe daha da ağlıyasım geliyor… ben bunca sene bu acıya nasıl dayanmışım…?

5 seneden fazla oldu bu uğurda ağladığım o son günden bu yana… hastanede sıra beklerken kucağımdaydı kuzum ve birden bakışları sabitleşti… “oğlum” dedim, ses vermedi… daha yükses sesle tekrar seslendim… nafile… hiç bir şekilde tepki vermedi… biraz sonra gözlerini kapadı, bilincini yitirdi… bedeni kucağımdaydı yavrumun ama ruhu yoktu sanki… o korku yok mu insanı o an saran… içini kemiren, ya hiç kendine gelmezse sorusu…? dakikalar sanki saatler gibi geliyor… göz yaşları iradenin dışında başlıyor akmaya, dua etmeye başlıyorsun… yüzüne bakıyorsun ufacık bir hareket olsa fark edeceksin… ama yok, yok..! hiç bir hayat belirtisi yok… sıkıca sarılıyorsun sanki cansız bir bedene… yaşamla ölüm arasındaki o incecik çizgide çocuğunun yaşama dönmesini umut ediyorsun… nöbet geçiren bir çocuktan daha fazla ölüme yaklaşan yoktur herhalde…

O gün dakikalar sonra kendine gelmişti Hüseyin Can… bitkindi, uyumak istiyordu… beyni yorgun düşmüştü nöbetten dolayı. Zaten hastanede kalıyorduk, odamıza çıktık. Başı yastığa değdiği anda uyudu hemen. Ben de yattım yanına ama uyumadım… nefesini dinledim ‘sadece’ uyuduğundan emin olmak için…

Ertesi gün bir nöbet daha geçirdi, sonra bir nöbet daha… derken ardı arkası kesilmedi nöbetlerin. Bir sürü tetkik yapıldı. Kaç değişik hastane, kaç değişik doktor ve kaç değişik ilaç değiştirdik sayısını hatırlamıyorum… onlarca, yüzlerce, binlerce nöbet geçirdi yavrum 4 gün öncesine kadar. Hangi beden dayanır bu kadar nöbete…? yavrumun minnacık bedeni dayandı 5 seneden fazla… ve hangi anne dayanır bu kadar acıya…? ben dayandım… insanoğlu her acıya alışırmış… ben de alıştım… çok mu umursamazım yoksa çok mu güçlü…? düşündükçe bu acıya nasıl alıştığımı anlamıyorum…

Ama geçti… bitti… hala inanmakta zorlansam da… denemediğimiz çok az antiepileptik ilaçlardan biriydi Frisium, bir hafta oldu kullanmaya başlayalı… son 4 gündür nerdeyse hiç nöbet geçirmedi Hüseyin Can. İlacın normal dozuna ulaştığımızda inanıyorum ki hiç nöbet geçirmeyecek artık…

Aslında sevinmem gerekir kabusun bittiğine, kurtulduğumuza… ama o kadar yoğun bir duygu seli içerisindeyim ki sadece ağlayabiliyorum… içimde biriken yaşlar bitinceye kadar ağlayacağım ağlayabildiğim kadar…

Ordan, burdan, her telden kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . 6 Comments »

6 Yanıt to “Ağlıyorum…”

  1. tubik Says:

    O korkuları, o gözyaşlarını tanıyorum galiba :'( bitecek gececek diyemiyorum ama biz daha güçlü daha da güçlü olup aşacağız biliyorum.. Bizden güç alacaklar.. Yeri gelsin ağlayalım içimizde tutmak daha kötü.. istinad duvarı gibiyiz…. Sırtımızda koca bir yük.. Yıkmamaya yıkılmamaya çalbalıyoruz.. Ve aslında hep ağlıyoruz.. Ya içten ya da dıştan.. Eğer o gözyaşlarını akıtacak delikler yoksa duvarımızda yıkılırız.. Her ne kadar o an güçsüz görünsekde ağlarken aslında o tuzlu su damlaları akınca Yıkılmamızı önleniyor.. Sevgiyle öpüyorum sizi

    • Özlem Yıldırım Şeker Says:

      Canım benim, aynı sorunları yaşadığımız için duygularımız da birbirine çok benziyor biliyorum. Bir gün… belki bir gün gelecek ve çocuklarımız iyileşecek diye ümit ediyorum. O gün geldiğinde de yine hep birlikte sevineceğiz, onu da biliyorum :)Sevgiyle kalın canlarım…

  2. bihter esma Says:

    Bende tutamadım gözyaşlarımı…Hüseyin Can çok mutlu ve akıllı bir çocuk.Zorlu bir yol bizimkisi Rabbim hepimize güç ve sabır versin…Meleklerimizede şifa.


Her türlü yorumlarınızı bekliyorum...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: