Doğurmak mı…? Doğurmamak mı…?

Bazen insanlar Hüseyin Can’ı görünce merak edip değişik sorular soruyorlar durumuyla ilgili. Sıkça karşılaştığım sorulardan biri “sonradan mı oldu?”… “hayır anne karnında” dediğimde bir soru daha muhakkak geliyor “hamileyken anlaşılmadı mı?” anlaşılsaydı ne olacaktı..?? aldırmam mı gerekecekti..???

İlgimizi çekmeyen konular olduğu zaman kulağımızın ucuyla dinliyoruz anlatılanları… bilgi kırıntıları kalıyor aklımızda maalesef… hamilelikte yapılan testlerle ilgili de bu böyle bence… sanki gebelikle ilgili her sorun bu testlerde tespit ediliyormuş kanısı var…

Hamilelikte yapılan testlerin en başında üçlü (triple) tarama testi geliyor… hamileden alınan kanda trizomi 21 (down sendromu), trizomi 18 (edwards sendromu) ve nöral tüp defekti denilen anormalikler olup olmadığına bakılıyor… bu testler sonucuna göre ve başka faktörler de göz önünde bulundurularak risk varsa amniosentez (anne karnından sıvı alma), koryon villus biyopsisi (plansenta biyopsisi) ve kordosentez (fetustan kan alma) gibi daha güvenilir testlere başvuruluyor. Bu anormalikler genelde kromozonlarla ilgili olan anormaliklerdir. Ultrasonda tespit edilebilecek anormalikler arasında spida bifida ve anensefali gibi anormallikler görülebiliyor. Testler sonucunda bebeğin engelli olacağı tespit edildiği zaman anne baba gebeliği sonlandırmak isterse kürtaj yapılabiliyor…

Hüseyin Can’ın beynindeki anormaliyi tespit edecek bir test ona hamile olduğum dönemde yoktu… hala da yok… Bizim ailemizde ve yakın çevremizde hiç engelli yoktu… o yüzden bazen düşünüyorum da eğer ben hamileyken çocuğumun engelli doğacağını öğrenmiş olsaydım doğru karar vereceğimden emin olamıyorum… Rabbime hep şükrediyorum beni böyle bir sınavla karşı karşıya bırakmadığı için… şimdiki aklımla ise tekrar engelli bir çocuğa hamile kalsam kesinlikle cevabım net olurdu… “ben bu çocuğu istiyorum…!”

Engelli bir çocukla yaşamak sadece acı ve sıkıntı çekmek değildir… yaşamanın mucizelerle dolu olduğunu görmektir…en ufacık bir gelişmeden bile mutlu olmaktır… yürüyebilmek, konuşabilmek, beslenmek hatta nefes almanın bile bize verilen en büyük niğmetler olduğunun farkına varabilmektir… Rabbim özel bir çocuğun annesi olmaya layık gördüğü için çok şanslı hissetmektir… ve şükrü dilden düşürmemektir…

Hüseyin Can’ım, günahsız masum yavrum benim… iyiki seni doğurmuşum…  sen beni sıradan bir anneden çok daha fazlası olmamı sağladın… hayatımın anlamı, evimizin neşesi… seni çokkk seviyoruzzz…

P1020428

14 Yanıt to “Doğurmak mı…? Doğurmamak mı…?”

  1. Eda (Bir Annenin Renkleri) Says:

    Özlem hanımcığım, inanın o kadar duygulandım ki, keşke ifade edebilmek için klavye ve kelimelere ihtiyaç duymasaydım… Yorumunuza cevabımda da yazdım, siz sıradan bir anne değilsiniz; yavrunuzu sevgi ve şefkatle kucaklarken, bir mücadeleyi de üstlenmiş, saygıyı, desteği hak eden bir annesiniz.
    Oğluma hamileliğimde koyulan teşhis üzerine yaşadığım kısa bir şaşkınlıktan sonra onu kızımdan ayırt etmeden seveceğimden emin olarak doktor ziyaretlerimi kesip, doğumu beklemeye başlamıştım. İnanın, hatta oğluma karşı müthiş bir şefkat ve özlem duyuyordum onu görmeden. O bana ablasından daha muhtaç olarak doğabilirdi. Her türlü sonuca hazırdım ama içimde de hep bir umut vardı. Annelik işte; yine kendim için değil evladım için bir umuttu. Oğlum sağlıklı doğdu ama burada yazdığınız her bir satırı öyle iyi anlayarak okudum ki size her zaman destek olmaya hazır olduğumu bilmenizi isterim. Bir öğretmen olarak, insan yetiştirdiğim mesleğimin bana verdiği bu destek fırsatını değerlendirmek için elimden geleni yapacağımı söylemek istedim. Sevgiler

    • Özlem (YILDIRIM) ŞEKER Says:

      Eda hanımcım bloğumu ziyaret etmişiniz, beni çokk mutlu ettiniz… her kelimenizin anlamı çok büyük benim için. öyle hissediyorum ki tanışmamızın ilahi bir anlamı var. eminim paylaşacak çok konumuz olacak ve belki de başkalarına da ışık tutacaktır… çocuklarınızı öpün benim yerime… sevgiyle kalın…

  2. Hacer Atış Arpat Says:

    Bu arada ablacım yüreğine sağlık bu içindeki güzelliğin dışa yansıması okumaktan büyük zevk aldım rabbim sabrını daim kılsın Hüseyin Can a da şifa versin…

    • Özlem (YILDIRIM) ŞEKER Says:

      amin Hacerim… cümlemizin çocuklarına inşAllah… beğendiğine de sevindim :)

  3. Hacer Atış Arpat Says:

    Bizler cennetlik çocukların yanında yaşıyoruz bu rabbimin verdiği en güzel nimet… Allah acılarını göstermesin şifa versin cümlesine…

    • Özlem (YILDIRIM) ŞEKER Says:

      amin canım… cennetlik çocukların yanında yaşıyoruz… bundan güzel ne olabilir ki…

  4. filiz Says:

    Cok guzel yazmissin ablacim, ellerine saglik.

  5. Caner Says:

    Hüseyin CAN’ımız, seni çok seviyoruz. İyi ki senin gibi kardeşim var bitanesin sen bitane…

    • Özlem (YILDIRIM) ŞEKER Says:

      Hüseyin Can’da sizin gibi abileri olduğu için çok şanslı oğlum…

  6. ecenaz Says:

    çok güzel ifade etmişsin canım….

    • Özlem (YILDIRIM) ŞEKER Says:

      beğendiğine sevindim canım… hepimiz aynı düşüncedeyiz biliyorum :)

    • Deniz Babal Says:

      Bende anne karnında belli olsa bile kesinlikle aldırmıycak olanlardanım. 2 mucizem var ikisininde bir saçının telini dünyalara değişmem onlar olmasa nefesim durur gibi geliyor bana. Bende çok karşılaştım bu soruyla özellikle Kardelen de bi engelli çocuğun var ikinciye nasıl cesaret ettin anne karnında belli olmadımı neden aldırmayı düşünmedin gibi. Hayır hiç düşünmedim çok şükür nefes aldıkları her saniyeye.

      • Özlem (YILDIRIM) ŞEKER Says:

        iki engelli çocuğa sahip sen bile böyle düşünüyorsan Deniz, hiç kimse korkmasın engelli çocuk dünyaya getirmekten…


Her türlü yorumlarınızı bekliyorum...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: